Tanık Bilimi Nedir?

Tanıklık, antik çağlardan günümüze kadar olayların gerçekliğini ortaya koymada başvurulan en temel ispat araçlarından biri olmuş ve hukuk sistemlerinin delil yapıları içerisinde merkezi bir konum elde etmiştir. Bu merkezi rol, tanık beyanlarının delil değerine ilişkin tartışmaların tarih boyunca mantıksal, hukuksal ve bilimsel düzeylerde sürdürülmesine yol açmıştır. Özellikle son yüzyılda psikoloji alanında yapılan araştırmalar, tanık ifadelerinin nasıl değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin tartışmalara yeni boyutlar kazandırmış ve tanıklığın yalnızca hukuki değil, aynı zamanda psikolojik açıdan da incelenmesini gerekli kılmıştır.

Hafızanın değişken doğası masum gibi görünse de adli süreçlerdeki yönlendirmelerle birleştiğinde, sizinle hiçbir ilgisi olmayan suçlamalara maruz kalmanıza neden olabilir. Peki böyle bir durumla karşı karşıya kalsanız nasıl tepki verirdiniz? Bir şekilde benim yapmadığım anlaşılacaktır diyebilirsiniz; birçok haksız mahkumiyet mağduru da benzer şekilde düşünmüşlerdi fakat sadece hatalı ve yönlendirilmiş tanık beyanları ile mahkum edildiler.

Innocence Project gibi kurumların yaptığı haksız mahkumiyet çalışmaları tanık hatalarının ne kadar yaygın ve yıkıcı etkileri olabileceğini; hatalı mahkumiyetlerin özellikle şüphelinin dezavantajlı gruptan olduğu durumlarda yaşandığını gösteriyor. Mağdurun dezavantajlı gruptan olduğu davalarda ise soruşturmacıların olayı aydınlatacak görgü tanıklarına ulaşma konusunda isteksiz oldukları, ifadelerin yüzeysel alındığı ve soruşturma süreçlerinin etkili şekilde yürütülmediği görülüyor.

Tanık Bilimi, işte tam bu noktada devreye giriyor. 1970’lerden itibaren Elizabeth Loftus ve meslektaşları, tanık belleğinin soruşturmacılar tarafından kolayca manipüle edilebileceğini, yönlendirici sorularla değiştirilebileceğini ve zamanla bozulabileceğini bilimsel araştırmalarla ortaya koydular. Olay anına özgü koşullar olayın kodlanması aşamasında etkili olsa da hatanın çoğu zaman soruşturma aşamasında tanıkların dahil olduğu teşhis ve sorgulama süreçlerinden kaynaklandığı biliniyor (Wells ve ark., 2006). 

Günümüzde teşhis işleminin objektif şekilde yürütülebilmesi için prosedürler giderek dijitalleşiyor. Öte yandan tanıklardan daha fazla ve daha doğru bilgi alabilmek için araştırmacı ve bilişsel görüşme yöntemlerinin de geliştirildiğini görüyoruz. Mekansal tanıklık gibi yeni soruşturma yöntemleri, 3 boyutlu görselleştirme ve mimari araçlarını da sürece dahil ediyor.

Bu nedenle Tanık Bilimi farklı disiplinlerin kesişim alanında yer alan, disiplinlerarası bir çalışma alanı olarak karşımıza çıkıyor. Bu disiplinleri aşağıdaki şekilde sıralamamız mümkün:

Bilişsel psikoloji, tanıklığın merkezinde yer alan bellek, dikkat ve algı mekanizmalarını inceleyerek tanıkların olayları nasıl kodladığını, depoladığını ve geri çağırdığını açıklayan kuramsal modeller geliştirmiştir (Baddeley, 2000). 

Sosyal psikoloji, tanıkların bireyler arası etkileşimlerinde ortaya çıkan grup baskısı, otorite figürlerinin yönlendirici etkisi ve sosyal iletişim yoluyla aktarılan yanlış bilgilerin bellek üzerinde nasıl bozucu sonuçlar doğurduğunu ortaya koymaktadır (Gabbert, Memon & Allan, 2003). 

Hukuk psikolojisi (legal psychology) ise oldukça yeni ve son 10 yılda tanımlanmış bir psikoloji alt alanı olarak karşımıza çıkmaktadır. Hukuk psikologları, delil değerlendirmesi bağlamında özellikle hatırlama süreçleri ve teşhis işlemi gibi bilişsel süreçlere odaklanır ve bu çerçevede mahkemenin tanıklığın güvenilirliğine dair değerlendirme yapmasına katkıda bulunur (Vredeveldt, Otgaar, Merckelbach, & van Koppen, 2017).

Nörobilim, belleğin beyindeki temsiline odaklanarak, tanıklığın sinirsel temellerini ortaya koymakta ve özellikle travmaya bağlı bellek bozulmaları, stresin hipokampüs üzerindeki etkileri gibi konularda önemli açıklamalar sunmaktadır (Shin, Rauch & Pitman, 2006). 

Adli bilimler, bütün delil gruplarının (fiziksel, biyolojik, kimyasal bulgular ve izler) incelendiği temel alandır. Adli bilim alanlarında yapılan analizler, tanıklığın diğer deliller ile çapraz kontrolünün yapılmasını ve ifadenin güvenilirliğinin nesnel biçimde test edilmesini sağlar.

Kriminalistik disiplini içerisinde gelişen üç boyutlu yeniden yapılandırmalar, tüm delillerin mekansal veriyle birleştirilerek bütünsel bir analiz yapılmasına olanak tanır.

Hukuk ise tanıkların dahil oldukları süreçlerin adil ve tarafsız olması için gerekli olan normatif çerçeveyi sağlar. Hukuki güvenceler, tanık beyanlarının geçerliliği, tanık hakları ve yalancı tanıklık gibi konularda bağlayıcı kurallar belirleyerek bilimsel ilkelerin yargı pratiğine entegrasyonuna olanak tanır (Findley & Scott, 2006). Bununla birlikte, hukuk sisteminin tanık biliminin önerilerine ne ölçüde duyarlı olduğu ve bilimsel bilgilerin uygulamada ne denli hayata geçirilebildiği, tanık bilimi alanındaki güncel tartışma konularından biridir (Wells ve ark., 2020).

Bu disiplinlerde yapılan güncel tanık çalışmalarına ve daha fazlasına Tanık Bilimi kitabımızdan ulaşabilirsiniz.

Kaynaklar

Baddeley, A. (2000). The episodic buffer: A new component of working memory? Trends in Cognitive Sciences, 4(11), 417–423. https://doi.org/10.1016/S1364-6613(00)01538-2
Gabbert, F., Memon, A., & Allan, K. (2003). Memory conformity: Can eyewitnesses influence each other’s memories for an event? Applied Cognitive Psychology, 17(5), 533–543.
Loftus, E. F. (1979). The malleability of human memory. American Scientist, 67, 312–320.
Loftus, E. F., & Palmer, J. C. (1974). Reconstruction of automobile destruction: An example of the interaction between language and memory. Journal of Verbal Learning and Verbal Behavior, 13(5), 585–589.
Findley, K. A., & Scott, M. S. (2006). The multiple dimensions of tunnel vision in criminal cases. Wisconsin Law Review, 2006(2), 291–397.
Shin, L. M., Rauch, S. L., & Pitman, R. K. (2006). Amygdala, medial prefrontal cortex, and hippocampal function in PTSD. Annals of the New York Academy of Sciences, 1071(1), 67–79.
Vredeveldt, A., Otgaar, H. P., Merckelbach, H. L. G. J., & van Koppen, P. J. (2017). Het rechtspsychologische deskundigenrapport [The legal psychological expert witness report]. Expertise & Recht, 6, 243–247.
Wells, G. L., Memon, A., & Penrod, S. D. (2006). Eyewitness evidence: Improving its probative value. Psychological Science in the Public Interest, 7(2), 45–75.
Wells, G. L., Kovera, M. B., Douglass, A. B., Brewer, N., Meissner, C. A., & Wixted, J. T. (2020). Policy and procedure recommendations for the collection and preservation of eyewitness identification evidence. Law and Human Behavior, 44(1), 3–36.


Comments

Leave a Reply

Discover more from Tanık Bilimi

Subscribe now to keep reading and get access to the full archive.

Continue reading